Sulh Bayramı – Lozan

Posted by

·

,

Lozan Barış Görüşmelerine katılması için Rauf Bey, Kazım Paşa, Yusuf Kemal Bey ve İsmet Paşa arasından Gazi Mustafa Kemal Atatürk İsmet Paşa’yı düşünmüş ve 3 Kasım 1922’de Bakanlar Kurulu Lozan’a gidecek olan heyeti TBMM’nin onayına sunmuştur. Buna göre Dışişleri Bakanı İsmet Paşa baş delege, Sağlık Bakanı Rıza Nur ikinci delege, İktisat Eski Bakanı Hasan Saka ise delege seçilmişlerdir.

Kayıtsız şartsız bağımsızlık talebimiz taraflarca kabul edilmek istenmediği için çetin geçen görüşmeler 24 Temmuz 2024 tarihinde neticelenmiş ve Lozan Antlaşması imzalanmıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet Paşa’nın Cumhurbaşkanlığı döneminde Lozan – Sulh kutlamaları için büyük şenlikler düzenlenirken Demokrat Parti dönemi ile önemi azalmış hatta neredeyse yok sayılmıştır. 1950 yılında iktidarı alan DP, Lozan kutlamalarına mesafeli olmuş, Lozan Sulh Günü’nü kutlamayı Türkiye’nin siyasi, askerî tarihinden bağımsız olarak CHP’nin ve özellikle de İnönü’nün mazisine ait kişisel bir başarıyı kutlamakla, siyasi bir taraf tutmakla eşdeğer görmüş, mesele adeta İnönü’yü sevmek ya da sevmemek hâlini almış ve bu dönemde kutlamalara son verilmiştir. Bugün Biz Demokrat Partinin devamıyız diyen zihniyetin de Lozan ve İnönü’ye karşı bakışı çok farklı değil.

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’i ilan edebilmenin ön koşulunu oluşturmuş belgenin imzacısı İsmet İNÖNÜ’yü, arkasında ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnet ile anıyorum, Lozan Barış Antlaşmasının 101. yılı kutlu olsun!

Lozan Antlaşması’nın imza töreni 24 Temmuz 1923’te Lozan Üniversitesi salonunda yapıldı. İsmet İnönü, Dr. Rıza Nur ve Hasan Saka’dan oluşan Türk delegelerinin yanına ABD temsilcisi oturmuştu. İngiltere, Fransa ve İtalya devletleri arasında yer alan Yunan Başbakanı Venizelos ise biraz arkaya çekilerek koltuğuna yan oturmayı yeğlemişti.

Kürsüye gelen İsviçre Konfederasyonu Başkanı M. Schuer, bir konuşma yaptı. Konuşmasından sonra antlaşma ve eklerinin adını sayan başkan, “Efendiler, buyurun imza edin!” dedi.

Konferansın genel sekreterliğini yapan M. Massigli, bunun üzerine yerinden kalkıp İsmet İnönü’ye doğru ilerledi ve “Buyurunuz, evvela zat-ı devletiniz imza edeceksiniz,” dedi. İnönü de Mustafa Kemal’in kendisine bu amaçla verdiği altın kalemi ceketinin cebinden çıkararak, antlaşma ve eklerini sükunet içinde imzalamaya başladı.

Tam 8 ay süren diplomatik savaş sona ermiş, Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık için verdiği mücadele başarıya kavuşmuştu.

“Milli Mücadele, ben otuz sekiz yaşında iken zaferle bitmiştir. Bu devirde, amansız ve kudretli dış düşmanlar karşısında, kendi memleketimizi temsil yetkisi iddia edenlerin idam fermanını boynumuzda taşıyarak çıkabildik.

Ümitsiz günleri unutmuş olarak, vatanı yeniden kurmak ve yükseltmek azmi ile işe başlanmıştır. Yepyeni bir Türkiye’nin her sahada temellerini atmak, elimize geçen emaneti yüz akı ile yeni kuşaklara devretmek tek amacımız olmuştur.”

İsmet İnönü
(İsmet İnönü, Hatıralar, Ankara, Bilgi Yayınevi, 1985, s.13-14)

Kaynak – 1

Kaynak – 2

Merak edenler için Barış Antlaşması Tam Metni

 


Erol TOMAS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Erol TOMAS sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin