Her yeni başlangıç, kendi içinde bir cesaret taşır. Alışkanlıkları bırakıp bilinmeyene adım atmak kolay değildir ancak bilinmeyenin içinde saklı olan potansiyel, bizi daha diri tutar. Yeni başlangıçlar, korkularla ve heyecanlarla gelir. Kalp hızlı atar, zihin bin bir soruyla doludur.
İleri doğru yürürken, sırtımızdaki çantada geride kalan deneyimlerin izlerini taşırız; biraz umut, biraz kırgınlık, bazen de haksızlığa uğramış olmanın yüküyle ilerleriz. Adaletin ne kadar değerli olduğunu düşünürüz.
Hedefleri ve idealleri uğruna bir mum gibi yanmalı insan. Tabi ki bir gün gelir, mumun içindeki fitil tükenir; mum erir, akar ve dağılır, karanlık çöker. Sonuç; hedefe ulaşmakta olabilir, başarısızlıkta. İşte o karanlıkta insan durup yeniden düşünmeli, kendini toplamalı, yeniden inşa etmeli ve hayatına yeni bir hedef, yeni bir ideal bulmalıdır.
Hedefsiz bir yaşamın ne anlamı olur?
