Adalet çığlık çığlığa boğuluyor…
Herkes duyuyor, herkes görüyor..
İktidarın elinde tuttuğu sopadan korkan hiç kimse sesini çıkarmıyor, harekete geçmiyor.
Savunma hakkının bizzat savunucuları prangaya vuruluyorsa, artık mahkemeler değil, talimat odaları çalışıyor demektir. Dava dosyaları, deliller, tanıklar değil; kimin hoşuna gidip gitmediğiniz belirliyor kaderinizi. Ve ne acıdır ki, bu artık kimseyi şaşırtmıyor. Gazeteci diyoruz. Sözünü sakınmadan konuşan, halkın haber alma hakkını savunan, kalemini eğmeden yazan gazeteciler önce hedef gösteriliyor sonra dört duvar arasına tıkılıyor. Muhalif olmanın bedeli; ya linç ya da tutsaklık.
